Muğla’da ormanları, suyu ve yaşamı savunan Esra Işık dün gece gözaltına alınmasının ardından bugün çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. SSR Mining ise yalnızca birkaç gün önce, 25 Mart 2026 tarihinde, kamuoyuna 9 işçinin ölümü ve Fırat Havzası’nın zehirlendiği katliamın yaşandığı İliç Çöpler Altın Madeni’ni, Cengiz Holding’e devrettiği sözleşmenin imzalandığını açıklamıştı. Ormanlar ve su havzaları adeta bir ödül gibi parsel parsel sermayedarların hizmetine sokulurken bu yıkımın önünde engel oluşturabilecek tüm “faktörlerin” ayak altından çekilmeye çalışıldığı bir dönemdeyiz.
13 Şubat 2024 tarihinde liç yığını kayması ile 9 işçinin ölümü ve Fırat Havzası’nın zehirlenmesine yol açan katliamın yaşandığı İliç Çöpler Altın Madeni, daha öncesinde de pek çok yıkıma imza atmış olan Cengiz Holding’e devredildi.
SSR Mining 25 Mart 2026 tarihinde kamuoyuna Cengiz Holding ile kesin sözleşmenin imzalandığını açıkladı. Ülkenin ikinci en büyük altın madenlerinden biri olan İliç Çöpler Madeni’nin katliamdan önce %20’lik hisse payı yerli ortak Çalık Holding’e, %80’lik payı ise Kanadalı SSR Mining’e aitti. Facianın ardından New York borsalarında yaklaşık %50’lik bir değer kaybı yaşayan SSR Mining tüm çabalarına rağmen madeni yeniden faaliyete geçiremedi¹. Bunun sonucunda daha önce Cerattepe ve İkizdere gibi ülkede toplumsal muhalefeti harekete geçiren ünlü yıkım projelerinin de başlıca sorumlularından olan Cengiz Holding ile kesin sözleşme imzalandı. İşlemin resmi nihayete ermesi MAPEG ve diğer ilgili kurumların onaylamasıyla gerçekleşecek.
İliç’te ısrarın arka planı
İliç Çöpler Altın Madeni’nin yıkım boyutunun arka planında Türkiye sermayesi ve devleti için devasa bir ekonomik gelir kaynağı olması yatıyor. Canbaz Akça’nın makalesindeki verilere göre yıkımdan önce yıllık altın üretimi 200,000 ile 250,000 ons arasında olan madenin 2010-2022 yılları arasındaki total üretimi 86,9 ton ile rekor kırıyordu². İliç yalnızca tek başına Türkiye’nin 2010-2022 arasındaki total altın üretiminin (370.7 ton) yaklaşık %25’ini karşılıyordu. 2022’de toplam istihdam edilen kişi sayısı 2500 idi.
Bu nedenle yaşam savunucularının, TMMOB ve pek çok uzmanın itiraz ve uyarılarına rağmen 3 Şubat 2024 tarihinden önce pek çok kez kapasite artışına verilen izinler ve ÇED olumlu raporları katliama giden taşları döşemişti.
Yeniden faaliyete geçirmek için hedef üçüncü çeyrek
İliç’te kapasite artışlarına izin veren, verilen ÇED olumlu kararlarında sorumlu olan başta Murat Kurum olmak üzere hiçbir yetkili gereken cezayı almadı. Geçtiğimiz 2025 yılının Temmuz ayında geçirilen işgalin yasası olarak da bilinen Maden Yasası da madenciliğin kamu yararı ve güvenliği adı altında yapılan bir faaliyet olarak tescilleyerek ekstraktivist projelere karşı hukuki ve fiili direniş yöntemlerinin kriminalize edilmesini sağladı. Böylece şirketler için yağmanın önündeki önemli bir engel daha kaldırıldı. Şimdiye iktidara yakınlığı ile bilinen ve yıkım projeleri için pek çok teşvik ve yasal taviz alan Cengiz Holding’in de İliç’te önü açıldı.
Özer Akdemir Evrensel’de yaptığı 31 Mart tarihli haberde “Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından 317. grup kapsamında düzenlenen maden sahası ihalelerinde geçtiğimiz haftanın son üç gününde 72 bin 514.82 hektarlık devasa bir alan şirketlere devredildi. Alfabetik sıra ile yapılan ihalelerde şu ana kadar maden şirketlerine devredilen alan Yalova ilinin yüzölçümüne denk geliyor.”diyordu³.
Gazete Oksijen’in 18 Mart tarihli haberine göre Erzincan AK Parti teşkilatını ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar yaptığı konuşmasında İliç’e verdikleri önemi şu sözlerle dile getirmişti:
“Erzincan, İliç çok önemli, oradan beklentiler var, onun da farkındayız. İliç, İliç için, Erzincan için ama Türkiye için önemli bir yer. Oradaki altın madeninde çalışan yüzlerce, binlerce kardeşimiz, oranın oluşturduğu ekonomik etki, sosyal etki inşallah bunlar önümüzdeki süreçte tekrar oranın çalışacağı bir sürece doğru gidiyor. Allah'ın izniyle orada yine binlerce kardeşimiz iş imkanına kavuşacak ve biz her türlü çevresel tedbiri almak suretiyle inşallah bu madeni de en kısa sürede tekrar açmayı hedefliyoruz, hedefimiz budur. İnşallah hayırlı olur, bu ramazan vesilesiyle ben de bunu paylaşmış olayım.”⁴. Bakan Bayraktar ardından madenin yeniden faaliyete geçirilmesi adına 2026’nın üçüncü çeyreği hedeflediklerini ekliyor.
Bakanları, hakimleri, savcıları ve iç içe geçmiş çıkar ağları ile yıkımın failleri ülkede yaşama dair ne varsa maden şirketlerine peşkeş çekmek için kolları sıvamış durumda.. Sonucu ise doğa ve emeğin sermayenin boyunduruğundan kurtulması için örgütlenmiş öznelerin maden şirketlerinin iktidarla el ele yaşam alanlarına yönelik saldırısına karşı yürüttüğü mücadelesi belirleyecek.
Kaynakça
- https://finans.mynet.com/haber/detay/ekonomi/altin-madeni-faciasinin-ardindan-abd-li-sirket-borsada-cakildi-anagold-madencilik-in-buyuk-ortagi-ssr-mining-in-degeri-1-5-milyar-dolar-eridi/477588/
- https://dergipark.org.tr/tr/pub/bseusbed/article/1461443
- https://www.evrensel.net/haber/5977433/balikesirden-artvine-65-yeni-ruhsatla-72-bin-514-hektar-satildi
- https://gazeteoksijen.com/turkiye/bakan-bayraktar-ilicteki-maden-ocagini-cevresel-tedbiri-alarak-tekrar-acmayi-hedefliyoruz-269197

